22 Şubat 2009 Pazar

Bir varmış.. Bir yokmuş diye başlamak isterdim tıpkı bir masal gibi...
Sessizce çekip giden bir prens varmış uzak diyarların birinde. Herşeyi geride bırakmaya karar vermişte diyebilmeyi istedim öyle deli... Öyle coşkulu...

Bu kez isyan yok, sitemler bitti hayata dair.
Geri dönüş yok bu sefer, ,istekler tükendi..
Hayat... Akıp gidiyor işte kendiliğinden. Sızıyor küçük çatlaklardan bazen coşuyor en derin denizlerde. Durup şöyle bir bakıyorum geriye... Neler yaşadım şu hayatta. Neler gördü bu zavallı gözlerim. Kimleri tanıdı ellerim ve ne nefesler girdi koynuma amansız. Mutluydum! Her şeye hatta herkese inat iyi kötü herşeyimle, elimde olduğunu bildiğim ufak tefek şeylerle... Küçük avuntular ve avuç içini doldurmayacak sevgilerle mutluydum. Çıkarlarla, yalancılarla hatta iftiralarla, bırakıp gitmelerle, ihanetlerle bile mutluydum...

Şimdi sessiz bir gemi gibi vurdum zincirimi limandan. Ömür geçip gidiyor mu ne? neresinden yakalasak hayatı bilmem...

Durup düşünüyorum. "Kimdin ben?" diye. Bunca zaman kendini arayan. Nerede kaybettiğini bilmeyen. Yalan sevdalarlada kalbini avutan ve bir kaç damla göz yaşında boğulan...
Yanlız geldik bu dünyaya. Yanlız gidiyoruz işte.

Dur. Yapma... Tahammül edemedim göz yaşlarına hiç bilirsin mutlaka. Sil onları. Ben hep Mutluyu oynadım hayatta. Yine oynarım meraklanma.

Birde son bir hediye burdan anlayana. Hayaller Düşe döndü, uyandım ağladım ve bitti.

Hiç yorum yok: